6 Temmuz 2018 Cuma

Bakıcı Arıyorsanız...


Selam güzel anne J ( İltifat değil, anneysen güzelsinidr JJJ. ) Bu bu ekrana göre belli ki bakıcı arıosun ya da ablan, kardeşin, arkadaşına falan bir bakıcı lazım, heh o zaman bence ilk mülakatı yapmadan önce bi oku, çünkü yeminle sıtkım sıyrıldı ama tecrübe yazıyor diyorum maalesef.
Bi kere en başta anlaşalım, yazının devamını ona göre oku. Bu işte en önemli karkaşa şu; Sen de haklısın, o da haklı ! Nasıl olur deme ama inan ki öyle, bazen sadece biriniz daha az ya da çok haklıdır o kadar.  Şöyle ki; o odasına çekildiği zaman hemen telefona sarılıo di mi, e sen de bebeni uyutunca çayın, kahveni ya da benim gibi çikolata ve suyunu alıp telefona sarılıosun. O arkadaşını, kardeşini, birini arıo;  sen de büyük ihtimalle ablanı, anneni ya da yakın arkadaşını arıosun. ( Ben genelde gazımı alması için bu konuda Dudu’ yu kullanıorum, önce onu şişiriyorum şişiriyorum, sonra da aaa hadi benim uykum geldi deyip pat diye kapatıorum JJJ. )

Ay yine uzadı, koptuk; neyse işte bil ki; sen nası gününün nası geçtiini, sana gündüz nası surat yaptııını anlatıp, ‘’ ayyy orası da öyle mi temizlenir, hiç mi bi şey bilmiosun be kadın‘’ cinsinden konuşmalar yaparken; o da ‘ Ya bu kadın hasta mi ne, ben de insanım, bu kadar da şey beklenmez ki bi insandan, hiç de demio ki, sen de yoruldun, bi dinlen, takıntılı bu ya gıcık, ben çıkarım yakında, sen bana baksana başka iş. ‘’ cinsinden konuşmalar yapıodur.
Bu işin ennn önemli kuralı; ‘’ Bu tamamen bir şans ve kısmet meselesi. ‘’  yani deneyimli, yemek bilen, dil bilen gelir ama elektriiiniz tutmaz, oturup gündüz bi çay bile içemezsiniz. ( Ay bakıcıyla oturup karşılıklı çay mı içicem diosan, ayrı kafalardayız ama bazen gerçekten öyle yapmak gerekio olabilir çünkü aradaki ince çizgiyi onlar maalesef görmüyollaaa. ) Ama bakarsın yeni gelen, dil bilmeyen hatta hiçbi şey bilmeyen gelir; aaa bi heveslidir öğrenmeye, bi pozitiftir vallahi kaçırma, o senin elin ayaaan olur. Yani kuralı, genellemesi pek yok aslında; Tek bir genelleme yapabilirim; bütün bakıcılar / yardımcılar hep sizin en zor , en ihtiyaç duyduğunuz zamanda giderler, net bilgi...
Anne olsun dersiiin, e kendi çocuğunu bırakıp gelmiş demek ki çok anaç değil ( Ki kimse başına gelmeden bilemez, çok mecbur olma ihtimalini de düşünmek lazım bu kanıya varmadan önce. )
Hiç çocuk doğurmamış olsaaa, e çocuk doğurmamış, anlamaz çocuğun ne istediğini, merhametiazdır vb...
Evli olup kocası memlekette olsaaa, ocasınıözler bu pat dye gider.
Kocası da Türkiye’ de olsa, ya zırt pırt izin ister, kocası çağırır gider, kavga ederle kocası kapıya dayanır.
Evli olmasaaaa, sevgilisi olur, iki gn sonra sorun çıkartır.
Deneyimli olsaaaa, burnundan kıl aldırmaz, iş seçer vb.
Deneyimsiz olsaaa, e onu mu eğiticem ben falan da filan, yok yani genelleme yapamıosun, nasip kısmet !
İİ de nerden bulucaksın bu bakıcıyı; o da ayrı bi dert; ajans deseeeen, deme J Zaten benim ennn çok söylediiim şeydir; ‘’ Niye kimse işini düzgün yapmıooo? ‘’ o da aynı o hesap. Hem sizden hem getirdiiği elemandan komisyon alanlar, ne hikmetse, sana ilk yardımcıyı bulancaya kadar bi dünya alternatif sunarlar. whatsApp’ tan fotoğraflar, bilgiler gelir de gelir, sonra bi tanesini görüşmeye getirir sana ve şöyle der aynen; ‘’ Yok yok yani kızımız iyi, elinden iş gelir, iyidir yani bende zaten kötü eleman yoktur ! ‘’ neyse siz anlaşırsınız, ajans parasını hemen alır, acelesi var yani. E o kadın sana o elamanı bulucam diye ne kadar mesai yaptı haberin var mı, oturdu whatsApp’ tan sana yazdı da yazdı, fotoğraf yolladı, kalktı taaaa nerden senin evine geldi... Sonra bi işey olur, elemanla anlaşamazsınız, ararsınız olmuyo diye, size büyük ihtimalle en az bi 15 gün denemeniz gerektiini söyler, nedense elemandan alacağı komisyon da o 15. güne denk gelir, sonra sen yine ararsın, yok ya hakkaten olmuyo diye, e yollayın gitsin o zaman diyebilir bu sefer. Sonra sen beklersin ki, sana yeni eleman için alternatifler sunsun ve beklersin, beklersin, beklersin. Senin o kadar çok acelen vardır ki, zannedersin ki, hemen yarın birini daha getirecekler, bi bakmışsın ki hem ev, hem çocukla koşturup dururken aradan geçmiş 1 hafta, ne arayan var ne de soran...
Sadece elemandan komisyon alanlar bana daha vicdanlı gelir ya da var mı bilmiyorum ama sadece bizden komisyon alanlar da aynı şekilde vicdanlı olabilirler. Ama arkadaşlarla da o 15. Gün olayına takılman yüksek ihtimaldir cınımmm.
Konuyla ilgili bi kaç tavsiyem olacak naçizAnne. ( 8 bayanla çalışmış biri olarak, aradaki 2-3 günlükleri saymıyorum. )
1-     Eğer yeni gelmiş yabancı uyruklu bi hanımsa antidepresanları alın, zırhlanın ve başlayın zira büyük sabır gerektiriyor. Bi kere o yeni geldi, henüz ürkekliğini üstünden atabilmiş diil, e dilini bilmio, büyük ihtimalle senin benim yediimiz şeylere de alışık değil, kendi yemeklerini özlüo ve enn ama enn önemlisi evini çok özlüyo, çocuunu... Kocasının arayıp ‘’ Tamam ya bırak gel, ben çalışırım.’’ demesini hayal edio sabah akşam! Zaten ilk fırsatta sizinle konuşurken ağlamaya başlayacaktır, oturup dinlemek size kalmış ama tecrübelerime dayanarak söylüyorum, nasıl başlarsa öyle gider... Az laf çok iş, en sağlamı ( İnanın ben de iyi bi insanım! )
2-      Nasıl sofra hazırlaması gerektiini, kavaltıyı nasıl hazırlaması gerektiini, özellikle de çayı nasıl demlemesi gerektiini, birinci çayı koyduktan sonra hemen altının kapanmaması gerektiiiini söyleyin, anlatın artık el kol hareketeriyle falan ya da Google Çeviriye danışın. ( İşin enteresanı ki normali beni bulmaz, bünye kabul etmio, bize gelen bir kıza günlerce Google çeviri’ den bi şeyler gösterdim, heeaa dedi her seferinde tanıdık bi şey görmüş gibi, sonunda anladım ki, yazdığım Türkçe yeri okuyo, Özbekçe kısmı görmüyomuş bile. Burdan da şunu açıkça söyleyebilirim ki; her şeye tamam, anladım diyollaaa ama hiçbi şeyi anlamıollaaa.)
3-     Eğer gün içinde neleri hangi sırayla yapacağını çoook çook alenen ( Afedersiniz bir çocuğa anlatır gibi. ) anlatmazsanız, ilk günler uyandığınızda kahvaltı edemezsiniz çünkü hazırlamamıştır ama onun yerine ütülü soket, babet çorabı giyebilirsiniz, yaklaşık 30 adet kadar, güle güle giyin, aç olan karnınızı da bi biskviyle falan bastırıverin artık. Nankörlük etmeyin, kadın oturmuş 2 saat size çorap ütülemiş, siz Türkler nası desem, insan bi teşekkür eder...
4-     Sizi en çok sinirlendiren, hoşlanmadığınız şeylerin altını kazıyın, ne zaman; ilk görüşmeye geldiğinde, hatta var ya yazabilirsiniz bile, kurallar listesi yapın, tabi ya , profesyonel hayattaki gibi, söz uçar yazı kalır! O kadar çok ‘’ Yooo ablaaa , siz bana öyle bi şey dimediiiiz.’ Duydum ki... Bu arada abla ve abi dedirtmeyin, bir abla ve abi gibi davranabilirsiniz ama size öyle hitap etmesinler. Biraz ucundan kıyısından iş etiği bilsinler, zaten gelenlerin çoğu ömründe çalışmamış

5-     Bir sorun oldugunda surat asmak yerine saniyesinde söylemesi gerektiğinin altını kazıyın, insanız konuşarak anlaşıcaz neticede.

6-      Eğer görüşmeden sonra hemen başlarsa ilk olarak eşyalarını nasil yerleştirdiğine, yatağını nasıl topladığına, duş aldıkatan sonra banyonun haline, üst baş  temizliğine bakin. ( Temizlikle güzelliği karıştırmayın, iki tane tshirtü olabilir ama cok temizdir, ayrı şeyler. ) zaten bunlardan direkt anlayabilirsiniz.

 
7-     Eger imkaniniz varsa eve mutlaka kamera taktırın, çocuk emanet edeceksiniz çünkü.  Yoksa da #panopticon etkisi yaratin 

8-     Empati kurun ( Yeni geldi, tanimadigi yer, ailesinden uzak, yemeklerimize alışık değil vb. ) ama benim gibi 4 ay idare edip, düzelir, öğrenir deyip sinir sahibi de olmayin. En fazla 1 haftada devam edip edemeyeceğini anlarsınız  Ben bunlari 5 ayda ogrendim.

9-     İşe başladıktan sonra parkta bu kızların birbirleriyle çok sohbet etmelerine müsade etmeyin, inanın bana sonra işin cılı  ( O da ne demekse ? ) çıkıo, kendi aralarında laf taşıma, kavga, sohbet ederken çocuğu unutma vb. , gerek yok yani o kadar samimiyete.

---      Mümkünse aklı başında, buraya para kazanmak için gelmiş ve ne için burda olduğunun farkında olan, iyi çalışabilmek için önce kendisine iyi bakması gerektiğinin farkında olan, vicdanlı ( Suyu, elektriği, deterjanı kendi evindeki gibi kullanan, en azından yemek yapmayı bilen ( Hiç olmazsa o ev işi ve yemek yapar, siz çocuğunuzla ilgilenirsiniz. ) birini bulmaya çalışın.

Fazla para hak ediyosa verin tabi ki, sizin üzerinizden yük alıyosa ne ala. Az para verip, bir sürü şeyi siz yapacağınıza, ya da çocuğunuzla geçireceğiniz zamandan feragat edeceğinize, yukardaki kriterlerde birini alın, zaman size kalsın, biraz da siz keyif yapın. ( Tabi durumunuz müsaitse. ) Ne kadar keyif yaparsanız yapın, annesiniz siz, sıcak çay, çorba imkansıza yakın bi şeydir bizim için ama sıcak çay, kahve, çorba içebiliosanız o bakıcı / yardımcıyı kaçırmayın...
Mesela ben izin günlerinde hep fazla para veröeye çalışırım ya da arada kendi çocuğuma bi şeyler alıosam onlarınkilere de alırım, anlayışlı olmaya çalışırım ama anlayana, yani eskiden yapardım bunları. Çünkü yaptığım bütün gereksiz iyilikler bana kaba tabiriyle kazık olarak geri döndü...Şimdi sağolsunlar beni çok güzel eğittiler, onlarla çalışma konusunda ben de profesyonel oldum.
Geçen gün bi arkadaşımla onuşurken adam çalıştırmanın zoruğundan bahsetti, ona biraz fikir verdim. Valla sen bu kadar acımasız diildin, noldu sana dedi. Eee dedim, öncelikle bunun adı acımasızlık değil, profesyonellik. İkincisi de sen henüz ilk çalışanını işten çıkartıosun, böyle düşünmen normal. Ve bi şey ekledim, sonra kendi kendime çok güldüm;
‘’ Bak arkadaşım, acımasızlığının şiddeti = cebinden çıkan para x çalışandan yediğin kazıklar kadardır !
Bu arada senin o acımasızlık dediğin şeye ben artık profesyonellik diyorum, naçizanne yani...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder